|
Yazar Veli Şanlı
|
|
Wednesday, 05 December 2007
|
60'lı yıllarda köyümüzün babayiğitleri birer-ikişer alamanya'nın yolunu tutmuşlar. Dolayısı ile köyde konuşulan konu, alamanya'da kocası yada yakını olanların oralardan aldığı mektuba dayalı haberlerin içeriği olmuştur. Bir zaman sonra o babayiğitlerden bazıları eşlerinide yanlarına almışlardır. Bu eşlerden biri bir yaz tatilinde memleket iznine gelirde köyümde günün konusu olmazmı hiç?
Alamanya'lı hanımcık eline aldığı iki güyümle çeşmeye su almaya gider haliyle. Çeşmeye varınca bütün köy hanımlarının kuyrukta sıra(lobat) beklediğini ve bu arada eskisi gibi lakırtıya daldıklarını görür ve o da girer sıraya. Misafire kıyak olsun diye kadınlardan biri ona sırasını verir ki suyunu alsın alamanya'lı hanımcık. Suyunu alan hanım yerini verene dönerek "Teşekkür ederim" der. Tabii kimse bişey anlamaz. Alamanya'lı kim bilir ne dedi? Ne bilsin köyüm kadını teşekkürün ne olduğunu.
Neyse bu teşekkür meselesi bu kadının içine dert olur ve başlar düşünmeye. Acaba ne dedi, ne demek istedi? Kafasına iyice takılır bu mesele ve sonun da bunun kendisine yapılmış bir hakaret olduğuna kani olan kadıncaaz alamanya'lı kadının kapısına dayanır o sinir ile. Kapıyı açan kadına ağzına gelen bütün lafları ayniyle dizer. Nasılmı?
"Men de saa teşekkür ederim, ananada teşekkür ederim, babanada teşekkür ederim, bütün zülalene teşekkür ederim"
Görüntüleme sayısı: 1071
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com All right reserved
|